T ile İngilizcə söz
Common noun, anlamı 'zaman', çok temel bir kelime.
Geçerli İngilizce fiil; 'almak/götürmek' demek.
Geçerli İngilizce artikel; belirli tanımlık.
Geçerli İngilizce isim; 'çay' anlamına gelir.
Doğru İngilizce sıfat; 'gerçek/doğru' demek.
Doğru isim/fiil; 'masa' ya da 'tablo' demek.
Yaygın nezaket sözü; 'teşekkürler' demek.
Fiil/isim; 'konuşmak' ya da 'sohbet' demek.
İng. "tall": uzun boylu; genelde insanlar için sıfat.
İsim/fiil; 'tren' ya da 'eğitmek' anlamı.
Yerleşik ifade; 'teşekkür ederim' demek.
İsim; 'öğretmen' anlamına gelir.
İsim, 'takım' demek, sporda ve işte çok yaygın.
İng. "task": görev, iş; özellikle iş ve okul dilinde yaygın.
İng. isim; 'kamyon' demek, ABD'de yaygın.
- Pubblicità
İsim; 'kaplumbağa' anlamına gelir.
İng. "turn": dönmek, çevirmek; hem fiil hem de isim olarak kullanılır.
İsim, 'ağaç' demek, doğayı anlatırken çok yaygın.
Fiil, 'düşünmek' demek, günlük dilde çok sık.
Gerçek İngilizce fiil, “denemek” anlamına gelir.
Sayı adı, 'iki' demek, en temel sayılardan.
İngilizcede sayı bildiren yaygın bir kelimedir.
İng. "turkey": hindi; ayrıca Türkiye için de kullanılır.
İsim, ünlü yırtıcı kedi hayvanını ifade eder.
İsim/fiil, 'tat' ya da 'tatmak' anlamında kullanılır.
İsim/fiil, 'gözyaşı' ya da 'yırtmak' anlamına gelir.
İsim, 'çöp' anlamında, günlük konuşmada sık geçer.
Zamir, 'onlar' anlamında temel bir kelimedir.
Sıfat, 'yorgun' demek, duygu/durum belirtir.
Number word for 3 in English.
Zamir/sıfat, 'bu' anlamında çok sık kullanılır.
İsim/fiil, 'mesaj, mesaj atmak' için kullanılır.
Fiil, 'söylemek, anlatmak' anlamında çok temel.
Common noun, a plaything for children.
Short English phrase used to mark a story’s finish.
İsim/sıfat, 'ergen, genç' anlamına gelir.
Verb meaning to believe in someone or something.
İngilizcede zaman veya koşul bildiren bir bağlaçtır.
İngilizce isim, “alet, araç” demektir.
İsim, 'dişler' anlamında 'tooth'un çoğuludur.
İsim/fiil, 'ticaret; ticaret yapmak' demektir.
Zarf/isim, 'bugün' anlamında, çok sık kullanılır.
Fiil, 'teşekkür etmek' anlamında kısaltılmış hal.
Noun for a device used to make phone calls.
Adjective meaning very small in size.
Noun meaning a pass to travel or enter an event.
Çok temel İngilizce bağlaç/zamir “o/ki”.
Noun meaning difficulty or a problem.
English verb, means to change text into another language.
Adverb meaning excessively or also.
Adverb or noun meaning the day after today.
Noun for the name of a book, film, or document.
Noun for the back part of an animal’s body.
Adjective or noun related to Türkiye, its people or language.
Name of the second day of the workweek in English.
İngilizcede tuzak anlamına gelen yaygın ve gerçek bir kelime.
İngilizcede eğitim ya da antrenman anlamına gelir.
Noun for a red fruit used in salads and sauces.
Short form of the male name Thomas, very common.
Noun for a bathroom fixture or the restroom itself.
İngilizcede kızarmış ekmek anlamında kullanılan gerçek bir kelime.
İngilizcede düşünme eylemini anlatan bir fiildir.
- together
İngilizcede üst veya tepe anlamlarında kullanılan gerçek bir kelime.
Le parole nell'elenco T ile İngilizcə söz sono parole che i giocatori del gioco di parole Nomi, Cose, Città hanno scritto in partite giocate, ordinate per frequenza.